Books

Tahta Kuşlar

Les oiseaux de bois

Kabuk Adam

l’homme coquillage

МЪЖЪT PAПAH

Skjellmannen

Mucizevi Mandarin

Le Mandarin Miraculeux

Der Wundersame Mandarin

Il Mandarin Meraviglioso

Чудният мандарин

Čudesni Mandarin

Den Mirakuløse Mandarin

Den Mirakülose Mandarinen

Ο ΘΑΥΜΑΣΤΟΣ ΜΑΝΑΑΡΙΝΟΣ

Kırmızı Pelerinli Kent

La Ville dont la cape est rouge

The City in Crimson Cloak

Die Stadt mit der Roten Pelerine

градoт во црвена наметка

La città dal mantello rosso

By I Blodrød Kappe

Byen med den røde kappa

κόκκινοσκουφίτσα πόλη

Oraşul în mantie purpurie

Qytetî nê pelerinên e kuqe

Gran u crvenoj pelerini

Градът в алена пелерина

Градът с червената пелерина

Staden i den röda kappan

Bir Delinin Güncesi

Bir Kez Daha

Hayatın Sessizliğinde

Requiem pour une ville perdue

Artık Sessizlik Bile Senin Değil

Le silence même n’est plus à toc

Nicht einmal das Schweigen gehört uns noch

Neppure il silenzio è più tuo

ΜΗΤΕ ΚΙ Η ΣΙΩΠΗ ΕΙΝΑΙ ΠΙΑ ΔΙΚΗ ΣΟΥ

Inte ens tystnaden är langre var Egen

Zelfs de stilte is niet meer van mij

Nå er ikke engang stillheten din

Taş Bina ve Diğerleri

Avahiya Kevirî û Ên Din

Le batiment de pierre

The Stone Buildings and Other Places

Das Haus aus Stein

O edificio de pedra

Steinbygningen

Stenbyggnaden

Kendi içinden geçip gitti mi uzaklara? (Poetry)

Mucizevi Mandarin

Yaşlı ve çirkin bir mandarin, karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için olağanüstü güzel, ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş. Sabaha karşı, yaşlı adamın uykuya dalmasını fırsat bilen genç kadın, soyguncu dostlarını çağırmış. Ne var ki mandarin, tilki uykusundan fırladığı gibi olanca gücüyle karşı koymaya, dövüşmeye başlamış. Haydutlar hem kalabalık, hem de işinin ehliymiş. onu kolayca köşeye sıkıştırmışlar. Ancak ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf, çirkin bedende yara açılmadığını, can alıcı darbelerin iz bırakmadığını görmüşler. Bıçaklarını, kılıçlarını çekmişler, ama en keskin bıçak, en acımasız kılıç bile mandarine hiçbir şey yapamıyormuş. Sonunda korkup kaçmışlar. Dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın mucizevi gücünden etkilenmiş, bir kez daha, bu sefer aşk adına sevişmek istemiş. Onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış. Gelgelelim güzel kadının her donuşunda mandarinin bedeninde yeni bir yara beliriyormuş, dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar. İçten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. Sonunda mandarin kanlar içinde kadının kollarında yığılmış, ölmüş. Bir zamanlar izlediğim Mucizevi Mandarin adındaki bir balenin, eski Çin efsanelerinden alınma öyküsünü, ilk sevişmemizden hemen sonra Sergio’ya anlatmıştım. Nedense anlattıklarımdan pek hoşlanmadı, ama bu öykü benim en sevdiklerimden biridir.
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 145

İlk Baskı Yılı: 1996

Artık Sessizlik Bile Senin Değil

Aslı Erdoğan, bir Orta Avrupa kentindeki müzik festivalinden Diyarbakır’daki, Cizre’deki yıkıntılara uçuyor. Frankfurt’taki bir konuşmadan, darbe gecesi Harbiye’ye konuyor. Hayatın bütün karanlık köşelerinde, ne kadar ürkütücü kıpırtı varsa tanık oluyor ve bu şiddetli gerçekliği, elini cayır cayır yakacaksa da şiddetsiz, tarafsız, tekrarsız, yeniden ve yeniden kurguluyor.
 
Aslı Erdoğan’ın Radikal, Özgür Gündem gazeteleri ve Karakarga Dergi’de yayımlanan bu yazıları, pek çok dilde kitaplaştırıldı ve ödüller aldı. Burada okurlarına ulaşması içinse yazarın dört duvar arasından çıkması, sokaklara kavuşması gerekti. Altı yılın bütün kayıpları, acıları, umutları ve kararlılıkları hevesli bir seçkiyle bir araya getirildi.

352 sayfa

İlk Baskı Yılı: 2017

Karakarga Yayınları