El Edificio de Piedra

“The Stone Building and Other Places“, a collection of short stories and a novella, has been translated to Spanish by Rafael Carpintero Ortega and published by Armaenia Publishing  with a ten month month delay due to pandemic: EL EDIFICIO DE PIEDRA The book was originally published in Turklish in 2009, receiving the prestigious SAIT FAIK AWARD the following year. In fact, one of the three stories in the collection, “The Wooden Birds“ had received a Deutsche Welle Award back in 1996 and had been translated to almost all European languages. Actes Sud had published in a collection of short stories by the author under the same tittle.

“The Stone Building “is now in more than ten languages:

French: “ La Batiment de Pierre“  (Actes Sud, 2013)

“Les Oiseaux de Bois“     (Actes Sud, 2009) ,  adapted into short film in 2010

Swedish: “Stenbyggnaden“  (Ramus, 2013)

Norwegian: “Steinbygningen“ (Gyldendal, 2013)

(The same year the author received „Ord e Grenzen Literary Prize“, a prize given to female     writers ignored in their own country.)

Portuegese : “O Edificio de Pedra“(Clube de Autor, 2016)

German: “Das Haus Stein“ (Penguin-Germany, 2019)

English: “The Stone Building and Other Places“ (2019)

Shortlisted for PEN INTERNATIONAL PRIZE

Kurdish:   “Avahiya Keviri u En Din“ (Aryen, 2020) copyrights of the book dedicated to imprisoned writers

Greek (Potamos) and Indonesian translations are currently pending due to pandemic and the book is currently being translated into Danish..

Aslı Erdoğan is a writer of literature and columnist, human rights defender, ex political prisoner as well as a particle physicist. She is the author of eight books, novels, novellas, collections of poetic prose and essays, translated into more than twenty languages .She was arrested in 2016 for her collaboration with the pro-Kurdish newspaper Özgür Gündem. Aslı Erdoğan has received several prizes in literature and human rights  such as Simone de Beauvoir Award, Karl Tucholsky Award, Erich Maria Remarque Peace Prize, Vaclav Havel Prize among others.  Her work has been adapted into theater and acted in Milan, Graz and Avignon, into classical ballet, radio, a short film and finally  opera.

Books

Tahta Kuşlar

Les oiseaux de bois

Kabuk Adam

l’homme coquillage

МЪЖЪT PAПAH

Skjellmannen

Mucizevi Mandarin

Le Mandarin Miraculeux

Der Wundersame Mandarin

Il Mandarin Meraviglioso

Чудният мандарин

Čudesni Mandarin

Den Mirakuløse Mandarin

Den Mirakülose Mandarinen

Ο ΘΑΥΜΑΣΤΟΣ ΜΑΝΑΑΡΙΝΟΣ

Kırmızı Pelerinli Kent

La Ville dont la cape est rouge

The City in Crimson Cloak

Die Stadt mit der Roten Pelerine

градoт во црвена наметка

La città dal mantello rosso

By I Blodrød Kappe

Byen med den røde kappa

κόκκινοσκουφίτσα πόλη

Oraşul în mantie purpurie

Qytetî nê pelerinên e kuqe

Gran u crvenoj pelerini

Градът в алена пелерина

Градът с червената пелерина

Staden i den röda kappan

Bir Delinin Güncesi

Bir Kez Daha

Hayatın Sessizliğinde

Requiem pour une ville perdue

Artık Sessizlik Bile Senin Değil

Le silence même n’est plus à toc

Nicht einmal das Schweigen gehört uns noch

Neppure il silenzio è più tuo

ΜΗΤΕ ΚΙ Η ΣΙΩΠΗ ΕΙΝΑΙ ΠΙΑ ΔΙΚΗ ΣΟΥ

Inte ens tystnaden är langre var Egen

Zelfs de stilte is niet meer van mij

Nå er ikke engang stillheten din

Taş Bina ve Diğerleri

Avahiya Kevirî û Ên Din

Le batiment de pierre

The Stone Buildings and Other Places

Das Haus aus Stein

O edificio de pedra

Steinbygningen

Stenbyggnaden

Kendi içinden geçip gitti mi uzaklara? (Poetry)

Mucizevi Mandarin

Yaşlı ve çirkin bir mandarin, karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için olağanüstü güzel, ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş. Sabaha karşı, yaşlı adamın uykuya dalmasını fırsat bilen genç kadın, soyguncu dostlarını çağırmış. Ne var ki mandarin, tilki uykusundan fırladığı gibi olanca gücüyle karşı koymaya, dövüşmeye başlamış. Haydutlar hem kalabalık, hem de işinin ehliymiş. onu kolayca köşeye sıkıştırmışlar. Ancak ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf, çirkin bedende yara açılmadığını, can alıcı darbelerin iz bırakmadığını görmüşler. Bıçaklarını, kılıçlarını çekmişler, ama en keskin bıçak, en acımasız kılıç bile mandarine hiçbir şey yapamıyormuş. Sonunda korkup kaçmışlar. Dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın mucizevi gücünden etkilenmiş, bir kez daha, bu sefer aşk adına sevişmek istemiş. Onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış. Gelgelelim güzel kadının her donuşunda mandarinin bedeninde yeni bir yara beliriyormuş, dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar. İçten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. Sonunda mandarin kanlar içinde kadının kollarında yığılmış, ölmüş. Bir zamanlar izlediğim Mucizevi Mandarin adındaki bir balenin, eski Çin efsanelerinden alınma öyküsünü, ilk sevişmemizden hemen sonra Sergio’ya anlatmıştım. Nedense anlattıklarımdan pek hoşlanmadı, ama bu öykü benim en sevdiklerimden biridir.
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 145

İlk Baskı Yılı: 1996