Rystende sterkt

BOK: Hva er virkelig? Hvordan trenge inn i det vlrkelige? Og hvordan formülere virkellgheten. Dette er sporsmâl Asli Erdoğan praver â besvare i sin helvetesroman fra Rio; «Byen som slenger menneskene rundt seg som soppel.»
Fysikeren Erdoğan er den forste kvinnelige tyrklske forfatteren som er direkte oversatt tll norsk. Og hun er et naermest rystende bekjentskap.

Jeg dor

Vi folger den tyrkiske bestebarnsjenta Ozgur, som lik sâ mange andre ungdommer har tatt seg en tur til Rio. Men Ozgur vil mer enn â se rike og vakre brasillanere danse pâ Copacabana. Hun bosetter seg i en av Rios mange slumstrok (eg. favelaer, som betyr «jeg d0r»). Her flyter kloakken âpent i gatene, den stillestâende heten er naermest uutholdelig og fuktlgheten sâ hoy at alt gâr i opplosning. Her blir smâgutter voldtatt fra de er fem. Nâr de blir eldre «kler (de) seg som rappere, brisker seg som Hollyvvoodgangstere og d0r som fluer.»
«Denne byen drepermeg (…), hverdag, hvert eyeblikk, dreperden megpâ aile mâter» , sier romanpersonen. vel blir hun. Hun blirfordi hun bokstavelig talt er «d0delig» forelsket i Rio. Men fremst av alt for â fullf0re boka «Byen med den rode kappa». For vâr roman er en roman i romanen, der vi f0lger en halvdokumentarisk fiktiv forfatter (Ozgur) mens hun skriver boka vi leser (om O.). En dobbel bokforing som viser Ozgur (Erdogans) paradoksale aarend: Hvordan sklldre en oppdiktet virkelighet som er sannere enn den overflatiske virkeligheten som omgir oss.

Ubarmhjertig

Samtidig er det en veloversatt roman om â leve sin roman eller skrive sitt liv. Et litteratursyn blant annet vâr egen Ari Behn ogsâ forfekter pâ sin «sterke», men kanskje en smule dekadente mâte. Det er ikke mye dekadanse över Ozgur alias Erdoğan (som selv bodde i Rio og ble «tatt av» skrivingen nâr hun var der for â fullfore sin doktorgrad). Ozgur vet at hennes fattigdom er selvvalgt, og derfor ikke «teller». Hun kommer til kort nâr hun vil beskrive uteliggeren hun skritter forbl pâ gata i Rio. Et menneske sâ doden nasr av sult at han forsoker â spise sitt eget spy: «Jeg mangler fortsatt ord tll â fortelle om han. Jeg er ikke sterk, grusom og barmhjertig nok. Jeg har ikke sulta nok.» By Cathrine Krøger

https://www.dagbladet.no/kultur/rystende-sterkt/66014808

Aslı Erdoğan’ın Norveç Başarısı

Aslı Erdoğan’ın Kırmızı Pelerinli Kent kitabı, Norveçin en önemli yayınevlerinden Gylendalın MARG isimli serisinde yayımlanan ilk Türk yapıtı oldu. Erdoğan, bu seriye giren yazarlar arasında yer almanın kendisi için çok şaşırtıcı olduğunu belirtti.

Norveç’in en önemli yayınevlerinden Gylendal, Aslı Erdoğan’ın ”Kırmızı Pelerinli Kent” adlı kitabını yayımladı.
Erdoğan’ın yapıtı ayrıca Gylendal’ın MARG isimli serisine giren ilk Türk eseri oldu. Aslı Erdoğan’dan önce Yaşar Kemal, Orhan Pamuk ve Ahmet Altan’ı Norveççe’ye kazandıran yayınevi, yılda yaklaşık bin kitap yayımlıyor ve bunların iki yüz kadarı edebiyat türünde.

Edebiyatın ’sınırındaki’ yazarlar

Gylendal’ın yaklaşık altı yıldır devam eden ve şimdiye kadar 14 eser yayımlayan ”sınır çizgisi,omurilik” anlamındaki MARG serisi Helene Cixous, W.G.Sebald, Patrick Kavanagh, Nathan Englander, Cynthia Ozick gibi farklı ülkelerden, popüler olmayan ama edebiyatın omuriliğini oluşturacak kadar önemli eserler veren yazarların yapıtlarına yer veriyor.

Erdoğan da ”Kırmızı Pelerinli Kent” adlı kitabıyla, her yıl en fazla iki yapıtın seçildiği bu seride yer alan ilk Türk yazarı oldu. Bu seriye giren yazarlar arasında yer almanın kendisi için çok şaşırtıcı ve sevindirici olduğunu belirten Erdoğan, MARG serisindeki yazarların Türkçe’ye çevrilmemiş olmasının büyük eksiklik olduğunu ve bu yazarlardan bazılarının eserlerini okumamış olmasının yayınevi tarafından da yadırgandığını söyledi.

Diğer yapıtlarının da Norveççe’ye çevrilmesi gündemde olan Erdoğan; ”Sözcüklerin Akşamı” ile Serra Yılmaz’ın Milano’daki Piccolo Tiyatrosu’nda oynadığı ”Hayatın Sessizliğinde” metinlerinin yakında yayımlanacağını belirtti. By Neslihan Savaş/ Bianet

Serra Yılmaz, Ayşenil Şamlıoğlu ve Güven Güner tarafından sahnelenen “Hayatın Sessizliği” İtalya’nın En Prestijli Tiyatrosunda

İtalya’da artık belli bir şöhrete ulaşmış olan sinema ve televizyon sanatçısı Serra Yılmaz, İtalya’nın en tanınmış sahnelerinden biri olan, “Teatro Piccolo di Milano”da, Aslı Erdoğan’ın, “Hayatın sessizliğinde” adlı oyunuyla dün akşam sahne aldı. Oyunun rejisini Türkiye’de son yıllarda aldığı ödüllerle başarısını kanıtlamış olan Ayşenil Şamlıoğlu yaptı.

http://www.guvenguner.com/hayatinsessizligi.html

Tyrkisk pepper, brasilianskhete

Turkey: ten points,la Turquie: dix points. Tidligere har jeg skrevet begeistret om tyrkeren Orhan Pamuk. Nå foreligger Asli Erdogan — ung, tyrkisk og kvinne – på norsk. Jeg må innrømme at jeg aldri har hørt om forfatteren, men “Byen med den røde kappa” er uten tvil det beste jeg har anmeldt denne høsten.Overveldende, voldsom og rå: Slik er denne teksten og byen den beskriver, der skuddsalvene høres dag og natt, og med “folk som bæsja eller masturberte midt på gata”.

https://www.aftenposten.no/kultur/i/RzW62/tyrkisk-pepper-brasiliansk-hete