Hayatın Sessizliğinde

Hızla çekip giden onca şeyin, herşeyin içinden, birtek kendi yüzün dönüp bakar geriye..

İlk Cinayet
Eskiden, çok eskiden, asla geri gelmeyecek altın çağda, sonsuzluk henüz çarpıp durmamışken zamana, ışık vardı. Söz vardı. Sözün geldiği yürek. Toprak ve suret. Ama hiçbiri yetmedi insanların dünyasının filizlenmesine. Parçalamayı öğrendi tanrılar. İlk cinayet işlendi, kardeş kardeşi öldürdü. Kan suya karıştı, ışık çığlığa..Daha doğmamış olan, sonsuza dek ayrıldı ölenden,s öz koptu yürekten, suret unuttu yüzü. Kırmızı bir perde gibi gerildi kan, ölümle yaşam arasına..Bunun içindir ki hep eksik, hep tamamlanmamış kalacak hayatımız, her gün bir tanrı başka bir tanrıyı boğazlayacak içimizde ve her gün yeniden yaratacağız kendimizi, kanla düşlerin evliliğinden.

188 sayfa

İlk Baskı Yılı, 2005