40 Milyon Gün

Devam edecek gücümüz var mı? Kendi gerçeğimize hangi mesafeden —hangi duygularla ya da duygusuzlukla— bakabilir, çıplak, derisi yüzülmüş gerçeğin ne kadarına dayanabiliriz? Hangi sözcüklerle dile getirebilir, yaşanılır kılabiliriz? Suskun, sabit, sır vermez sayılar: 7, 9, 18, 15, 21, 17, 35, 10, 14… Zaman anlamına gelen, hayat anlamına gelen, zamandan daha ağır, hayattan daha gerçek, tek haneli, çift haneli sayılar… 7 yıl, 9 yıl, 18 yıl, 15 yıl, 21 yıl, 17 yıl, 35 yıl, 10 yıl, 14 yıl…

Sayıların ‘hiçe’ saydığı, kanatları, gelişigüzel bir darbeyle, yarı yarıya koparılmış kuşlara çevirdiği hayatlar.

“Suç ve Ceza” başlıklı yazımda birer ikişer cümleyle aktarmaya çalıştığım haberleri toparlıyorum. Basın açıklamasına katılmak, bir gösteriye katılmak, üç gösteriye katılmak, slogan atan toplulukta bulunmak, limon bulundurmak, newroz şenliklerine katılmak: 7 yıl, 21 yıl, 14 yıl, 10 yıl, 21 yıl… Toplu oturma eylemi yapmak, kantine zarar vermek, meclise yürümek: 5 yıl, 6 yıl, 7 yıl… Roboski (Uludere) Katliamı’nı protesto etmek: 16 yıl, 15 yıl, 15 yıl. Polis tarafından vurulanı, tek bir polisin bile yargılanmadığı ‘havaya ateş açmada’ öleni anmak: 9 yıl. Yasal bir partinin mitinglerine birden fazla kez katılmak:14 yıl. Olayların çıktığı sokakta bulunmak: 10 yıl. Pankart taşımak: 7 yıl, 3 ay. Slogan atmak: 7 yıl, 1 ay.Sessizce oturmak: 3 yıl. Islık çalmak: 1 yıl.”Savaş istemiyorum!” demek: 6 yıl.

Temel insan haklarından olan toplantı yapma, gösteri yürüyüşüne katılma, protesto etme hakkını kullandıkları için, sadece bunun için, ‘örgüt üyesi olmadıkları’ mahkemelerce tescillendiği halde, 5 yıl, 6 yıl, 7 yıl, 10 yıl cezalara çarptırılan yüzlerce insan. Düşünce ve ifade özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilen ‘slogan atma’, ‘pankart taşıma’, ‘basın açıklaması yapma’ vb haklarını kullandıkları için, sadece bunun için 10 yıl ve üzeri cezalara çarptırılan çocuklar, gençler, öğrenciler, okuma yazma bilmeyenler, işçiler, sendikacılar, yasal partilerin, gençlik kollarının,derneklerin, sivil toplum örgütlerinin üyeleri, yöneticileri… Yazdıkları için suçlanan, okudukları için cezalandırılan, savundukları için susturulan yazarlar, gazeteciler, akademisyenler, avukatlar, siyasetçiler…Şu ‘işgüzar, iki yüzlü’ Avrupa’da göz altına bile alınmayacakları, ‘taş atmak’ vb eylemlerden 10 yılla, 30 yılla yargılanan çocuklar… Polis tutanağıyla ya da gizli tanık ifadesiyle biçilen cezalar: 9 yıl, 18 yıl, 21 yıl, 30 yıl… Suç kanıtları: Puşi, limon, çakmak, su faturası, okuma listesi, gazete, konser afişi, bilgisayarda bulunan Kürtçe şarkı sözleri… (Kanaat varsa kanıta da gerek duyulmuyor.) Suç eylemleri: Islık çalmak, halay çekmek, kızının fotoğrafını taşımak, haber sitelerine girmek, saç kestirmek, taş atmak, araba yakmak… Şu ‘işgüzar, iki yüzlü’ Avrupa’da, söz gelimi Norveç’te, bir seri katile, 77 kişinin katiline verilen cezayla (müebbet hapis 24 yıldan işlem görüyormuş!) yargılanan, eline silah almamış binlerce insan! Tüm dünyada ‘terör’ suçlamasıyla yargılananların üçte biri!

Son sene içinde 50 bin kişinin, çoğu toplantı ve gösteri yasasına muhalefet nedeniyle göz altına alındığı, cezaevlerinde,1688’i tutuklu iki binin üzerinde çocuğun bulunduğu, altı yılda insan hakları ihlallerinde 10 kat artışın bildirildiği, Güneydoğu’da sadece 6 ayda 15 binin üzerinde ihlalin yaşandığı Türkiye! Birlik ve bütünlüğümüze, güvenliğimize, esenliğimize, benlik ya da kimliğimize— bizi ‘biz’ yapan her ne ise— yani iktidarımıza tehdit gibi algıladıklarımız için biçtiğimiz toplam ceza: 40 milyon hapis günü. By Özgür Gündem